| Subcribe via RSS

Funda Çiçeği(Süpürgeotu)/Calluna Vulgaris

11.12.09 | 17 Comments | Posted in


Ülkemizde,Funda Çiçeği(Süpürgeotu)olarak bilinen bu bitki hakkında siz,değerli çiçek severlere,bilgi aktarmak için gayret edeceğim.

Bilimsel Adı:Calluna Vulgaris olup,Ortak adı:Heather'dır.Ericaceae ailesindendir.
Asya'dan Avrupaya bir çok ülkede,doğada serbest olarak rastlanmaktadır.
Günümüzde bahçe düzenlemesinde sıkça kullanılmaktadır.Mor,Leylak,Pembe renkler
genellikle çok sık görülenleridir.Ancak,zaman,zaman "Beyaz" olan rengine de rastlandığı görülmüştür.Çok yıllık çalı formunda bir bitki olup,dış mekanlarda, güneş alan yerler uygun olur. Nemi sever ve düzenli bir şekilde verilmesi gerekir.Kumlu  topraklar çok uygundur.Yaz aylarının sonlarında çiçeklenme başlar ve kış ayı ortalarına kadar devam eder.Her ne kadar sıcak ve ılıman bölgeleri sevse de soğuğa da oldukça dayanıklıdır.Yaprakları yeşil renkte olup dökülmezler.Tohum ve çelikle çoğaltılabilirler.Çiçeklenme son erdiğinde ise,hafif bir budama yerinde olacaktır.Ayrıca,evlerimizin güneş alan balkonlarında,saksı içersinde bakılması mümkün olabilmektedir.Bitkiyi,çiçek pazarları ve büyük marketlerden temin edebilmektedir..Hep sevgiyle kalın...
 ____________________________________________________


BREZO
Su nombre científico es Calluna Vulgaris.
Pertenece a la familia de las Ericáceas.
Existen más de 500 especies.
Su procedencia es Europa.
Es una arbusto perennifolio y puede llegar a alcanzar una altura desde los 30 a los 80 cmts.
Sus hojas son opuestas, pequeñas, aciculares o lineares, sin pecíolo.
flores, que son hermafroditas, actinomorfas y tetrámeras, salen espigadas, opuestas al final de las ramas.
Los colores que pueden ser entre el rosa pálido al morado.
Su época de floración es desde mediados de verano hasta finales de otoño.
El fruto se encuentra encapsulado.
El terreno debe ser ácido, una mezcla de arena y humus bastante húmedo, aunque siempre evitando el encharcamiento.
La situación debe ser al sol cuando empieza el otoño; en verano es mejor situarla en semipenumbra para evitar los rayos directos del sol.
Le puede atacar la micosis, que combatiremos,supervisados `por un profesional,con los productos adecuados.
Su principal uso es el decorativo,ya sea en macetas o en los jardines, aunque también es utilizado en decoración y en medicina.
Cuando las ramas están secas se entretejen unos tapices que se usan como separador de ambientes en los jardines.
En medicina es conocida su utilización como diurético y antiinflamatorio.
En la antigüedad , dice la leyenda, que se utlizaba como emplasto contra las mordeduras de las serpientes.
También se utiliza como abono orgánico en jardinería.
La miel que se produce en zonas donde abundan los brezos es muy apreciada, ya que su néctar es semejante al de romero y posee un sabor especial.
Es curioso que una planta tan pequeña pueda se utilizada de formas tan distintas.
Su significado es solicitud.

Aloe/Alev Kaktüsü/Sarısabır

3.12.09 | 6 Comments | Posted in

aloeImage by emin kartal via Flickr

Sevgili arkadaşlar,değerli çiçek severler,uzun bir aradan sonra,sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Bu yazımda ,Aloe bitkisi hakkında,bilgi dağırcığımda bulunan bilgileri sizlerle paylaşmaya gayret edeceğim.

Aloe bitkisinin,ana vatanının Afrika olduğu bilinmektedir.Asphodelaceae ailesindendir.200 ün üstünde türü olduğu sanılmaktadır.Bitkinin,en değerli türü ise"Aloe Barbadensis "dir. Kaktüsü andıran görüntüsü nedeniyle olsa gerek,ülkemizde "Alev Kaktüsü" adıyla anılmaktaır.Ancak,yine "Sarısabır" ve "Öd Ağacı" da yaygın bir  şekilde kullanılmaktadır.
Bitki,bünyesinde, bir çok vitamin,besin değeri ihtiva ediyor.Bu nedenle,kozmetik alanında bir çok ürünün içinde yer almaktadır.Ayrıca,sağlık alanında bazı hastalıkların tedavisinde,yardımcı destek veren bitki olarak kullanıldığı da bilinmektedir.Bu konuda,ülkemizde,bir çok tartışmalar yaşandığını anımsıyorum.En iyisi biz,konuyu  tıp bilim adamlarımıza bırakarak bitki hakkında bilgi paylaşımına devam edelim.

 Bitki,kurak yerleri sevmekle beraber,ılıman bölgelerde,park ve bahçelerde de,sıkça rastlanmaktadır.Ülkemizde,özellikle Akdeniz bölgesinde, bazı türlerinin yetiştiği bilinmektedir.Aslında,daha ziyade,dış mekanlar için uygun bitkidir.Ancak,günümüzde,evlerimizin,balkonlarında da,yetiştirebilmemiz  artık hiç zor değil .Çiçek pazarları,büyük marketlerden bitkiyi,uygun fiyatlara temin etmek mümkün olabilmektedir.
Bitkinin,kurak yerlerden hoşlandığını söylemiştik.Bu nedenle,güneş ihtiyacı çoktur.Fazla nem ihtiyacı olmaz.Kumlu toprak seçimi idealdir.Önemli özellikleri arasında,çok çabuk uzayıp çoğabilmesini sayabiliriz.Bu nedenle,evdeki bitkilerimizin,her sene toprak ve saksı değişimini yapmak çok yerinde olur.Hepiniz sevgiyle kalın...

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun

26.11.09 | 17 Comments



Sevgili Arkadaşlarım,Değerli Çiçek Severler,Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar,huzur ve sağlık temenni ederim.
Emin KARTAL

Karanfil /Clavel-2-

2.11.09 | 18 Comments | Posted in


Karanfil/ClavelImage by emin kartal via Flickr

                  
 Sevgili çiçek severler,daha önce Julieta,"Karanfil/Clavel" hakkında bilgi paylaşmıştı.Ben de bu konuda, yine uzman bir kişinin bilgilerini,sizlerle paylaşmak çok yerinde olacaktır diye düşünüyorum.Bu nedenle,www.tarimziraat.com/da Peyzaj Yüksek Mimarı,Sayın Ayşe ULUN'un yazısından,alıntı yapıyorum,Bu konuda çok değerli bilgilere sahip olacağınızı ve yararlanacağınızı umuyorum.Kendisine,bu güzel çalışmasından ve paylaştığı bilgilerden dolayı,çok teşekkür ederiz.



Hazırlayan
Ayşen ULUN , Peyzaj Yüksek Mimarı

Estetik, fonksiyonel ve ekonomik amaçlarla üretilen dekoratif bitkiler günümüzde genel olarak süs bitkileri olarak adlandırılan bir sektörün doğmasına neden olmuştur. Kentleşmenin başlaması ile doğadan uzaklaşan insanların doğa özlemi ve çevre sorunlarının ortaya çıkması gibi nedenlerden dolayı oluşan talep sonucunda bu sektör büyük bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Günümüzde birçok ülkenin kalkınmasında ve ekonomisinde önemli katkılarda bulunmaktadır.
Süs bitkileri genel bir kavram olup; İç mekan süs bitkileri, Dış mekan süs bitkileri ve kesme çiçek yetiştiriciliği olarak ayrılmaktadır. Kesme çiçekler ve iç mekan süs bitkileri dünya ticaretinde % 80'lik bir pay alarak önemli bir grubu oluşturmaktadır.
Kesme çiçek sektörü, Türkiye'de ticari anlamda 1940'lı yıllarda başlamıştır. İlk yıllarda Marmara Bölgesinde yaygın olan bu sektör daha sonraları iklimsel avantajları nedeniyle Akdeniz Bölgesine, özellikle Antalya ili ve çevresine kaymaya başlamıştır. Antalya ili üretim alanı, miktarı ve yurt dışı pazarlara açılması ile Türkiye'nin en önemli kesme çiçek yetiştirilen merkezi durumuna gelmiştir. 1980'li yıllardan sonra hızlı bir gelişme göstermiş, önceleri küçük aile işletmeleri şeklindeki işletmeler giderek yerini daha büyük ve modern işletmelere bırakmaya başlamıştır.

Türkiye'de yetiştirilen ve ihraç edilen kesme çiçeklerin başında karanfil gelmektedir. Karanfili gül Krizantem, Gerbera, Solidange, Glayöl ve Frezya takip etmektedir.
Kesme çiçek yetiştiriciliği Batı'da cam ve plastik seralarda, Güney'de plastik seralarda ve Marmara bölgesinde cam ve plastik karışımı seralarda yapılmaktadır. Yalova ve çevresinde seraların çatıları beşik çatı ve cam kaplıdır, yan yüzeyleri ise plastik örtü ile kaplanmıştır. Sera yapım tekniğindeki ilerlemeler bu sektörde kullanılan malzemenin sürekli yenilenmesi, bilgisayar kontrollü modern seraların devreye girmesiyle, yurt içi ve yurt dışı pazarlarının olması dolayısıyla kesme çiçek yetiştiriciliği yapan büyük işletmeler teknik donanımı yüksek modern seralar kurarak bu sektöre katılmışlardır.

Karanfil Yetiştiriciliği:
Türkiye'de kesme çiçek üretiminin %60'ını karanfil oluşturur.Türkiye çiçek mezatlarında yılda 80-100 milyon adet karanfil satılmaktadır. Karanfil küçük aile işletmeleri tarafından tercih edilmektedir. Bunun nedenini ise yıl boyunca sürekli gelir getirmesi ve çeşitli kültürel işlemlerin ailedeki kadınlar ve küçük çocuklar tarafından yapılması ve ayrı bir işgücü gerektirmemesi olarak sıralayabiliriz.

Karanfilin Ekolojik İstekleri:
Toprak: Drenajı iyi olan orta tınlıdan hafif tınlıya kadar olan topraklarda iyi gelişme gösterirler. Organik maddece zengin hava ve su dengesi iyi sağlanmış geçirgen topraklar karanfilin köklenmesini teşvik eder.
Sıcaklık: Karanfilde büyümeyi, çiçek, yaprak ve sapın şeklini ve ölçüsünü aynı zamanda çiçeklerin ömrünü etkileyen bir etmendir.Özellikle gece sıcaklığı çiçek kalitesini doğrudan etkilemektedir.
Işık: Işık karanfilin büyüme ve gelişmesi üzerine ışık yoğunluğu ve ışıklanma süresi (gün uzunluğu) olarak iki şekilde etki eder.
Sera Yönü: Türkiye'nin bulunduğu kuzey yarım kürede kurulan seraların iyi ışık almasını sağlamak için, doğu batı yönünde inşa edilmesi gerekmektedir. Sera içerisinde hazırlanan tavalar ise, kuzey güney yönünde yapılmalıdır.

Çoğaltılması:
Karanfilde çoğaltma üç yöntem ile,
1-Tohumla
2-Meristem Kültürü
3-Sürgün ucu çeliklerinin köklendirilmesi, ile yapılmaktadır. Tohumla çoğaltma ancak ıslah çalışmalarında kullanılmaktadır. Meristem kültürü ile çoğaltma 0.5mm büyüklükteki sürgün ucu labaratuvar da aseptik koşullar altında büyütülmesi ile yapılmaktadır. Genellikle virüssüz, patojensiz fide elde etmek için bu yönteme baş vurulur. Karanfilde ticari çoğaltma hastalıksız sağlam anaç fidelerden alınan sürgün ucu çeliklerin köklendirmesi ile yapılır.

Köklendirilmesi:
Sağlıklı bitkilerden alınmış karanfil çelikleri hormona batırıldıktan sonra steril kum veya perlit ortamında hafif gölgede 10-110C'de hava sıcaklığı, 15-160C'de ortam sıcaklığında üç haftada köklenir.

Dikim:
Bütün yıl boyunca dikim yapılabilir. Ne zaman çiçek alınması isteniyorsa dikim zamanı buna bağlı olarak ayarlanır.Dikim mümkün olduğu kadar yüzlek olmalıdır. Sadece kök kısmı toprakla kapatılmalı kök boğazı toprağa temas etmemelidir. Dikimden hemen sonra can suyu verilmeli ve fidelerin üzerine zaman zaman sisleme şeklinde su püskürtülmesi gelişmeyi artırır.

Bakım İşlemleri:
Sürgün uzunluğu dipten başlayarak sürgün ucu 5-6.yaprak çifti üzerinden elle kopartılarak kırılır buna uç alma denir. Uç almadan sonra yaprak koltuklarından yeni sürgünler çıkar ve bu sürgünlerden çiçek kesilir. Uç alma işlemi dikimden 2-4 hafta sonra yapılır.

Destekleme ve tomurcuk alma:
Gövdenin yukarı doğru büyümesini sağlamak için desteklenmesi gereklidir. Bunun sağlanması için çiçek tavalarının üzerine ağ sistemi kurulur.
Bunun sağlanması için çiçek tavalarının üzerine ağ sistemi kurulur.Karanfil bitkisinin çiçek sapı üzerinde yaprak koltuklarında yan sürgün ve tomurcuklar oluşur. Koltuk ve yan tomurcuklar alınarak tepe tomurcuğunun küçülmesi önlenir.

Sulama ve Gübreleme:
Kuraklığa dayanıklıdırlar, fakat yinede sulamada oluşacak aksaklıklar kalitenin düşmesine sebep olur. Önemli olan toprağı iyice kurutmadan düzenli bir şekilde nemli tutmaktır. Gübreleme toprağın dengesini bozmayacak şekilde yapılmalıdır. Toprak hazırlığı sırasında yapılan gübrelemeye ek olarak, yetiştirme süresince azot ve potasyum karışımı verilir.

Kaynak:Tarım Ziraat





86.Yıl Kutlu Olsun

29.10.09 | 18 Comments

Cumhuriyetimizin,86.Yılı kutlu olsun.Bu önemli günde,Büyük Komutan,Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü,Silah arkadaşlarını ve Şehitlerimizi,minnet ve saygı ile anıyoruz...

.
..

Kırmızı Yıldız/Guzmania

27.10.09 | 9 Comments | Posted in






GUZMANIA:

Su nombre científico es Guzmania.
Pertenece a la familia de las Bromeliaceas.
Existen más de 200 especies.
Es originaria de América del Sur.
Puede llegar a alcanzar unos 40 cms, en el interior y durar hasta 2 años.
Se trata de una planta epífita.
Las hojas tienen el borde liso, de forma acintada que forman una roseta en forma de embudo,dentro del cual nace la flor que sólo dura dos días.
En el centro se hallan, rodeando a la inflorescencia, unas brácteas de color rojo .
Resultan difíciles de mantener vivas una vez que han florecido, ya que lo hacen como mínimo al cabo de dos años.
Es una planta de interior que requiere mucha iluminación, pero nunca los rayos directos del sol.
Su período de crecimiento es desde principios de marzo hasta finales de agosto.
Debe regarse con agua no calcárea; en época de mayor esplendor,la regaremos por el embudo, pasando después a pulverizar sus hojas, manteniendo húmedo el suelo.
El terreno idóneo debe ser ácido, compuesto por turba, materia orgánica y mantillo.
La plaga que le puede atacar es el pulgón, pero la mayoría de las veces falla su cultivo por errores de riego o de temperatura.
Su multiplicación más común es por separación de los hijuelos que se forman en la base de la planta, cuando tengan una altura aproximada de 10 cms.
Es utilizada como planta ornamental.
Significa impredecible, esperando lo inesperado
__________________________________________________

.Julieta,bu defa ülkemizde Kırmızı Yıldız adıyla anılan,Guzmania'yı konu etmiş.Ben, bilgi paylaşmak adına,bir süredir takip ettiğim ve çok başarılı bulduğum Genç Ziraat web sitesinden,Sayın N.Ural'ın bu konuda geniş ve detaylı bilgi verdiğini gördüm.Şahsen,bu yazıyı çok beğendim.Bu nedenle,yeri geldiği için,bir kez de buradan bu çok yararlı bilgileri paylaşmak istiyorum. ..Sevgiyle kalın...
                                          
                                                    ------------------------------

Latince Adı: Guzmania lingulata
İngilizce Adı: Scarlet Star 
Familyası: Bromeliaceae
Cins: Guzmania
Anavatanı: Batı Hindistan, Bolivya, Brezilya, Ekvador
Tanımı: Yaprakları koyu yeşil, boyuna kırmızı çizgili, alt yüzü kırmızı-mor; brakteleri kırmızı, çiçekleri beyaz bitkilerdir.
Diğer Türleri: Doğada 110 türü bulunan Guzmania cinsinin G.lingulata'dan başka süs bitkileri yetiştiriciliğinde önemli olan türleri G. minor, G. monostachya, G. musaica, G. sanguinea ve G. zahnii ' dir

Yetişme İstekleri:

Sıcaklık: Gelişme ve çiçeklenme döneminde 18-20 derece kışın 15 derece sıcaklığa gereksinim gösterir.
Orantılı Nem: Yüksek orantılı nem (% 75- 80) ister.
Işık: Yarı gölge veya hafif güneşli yerleri sever. Doğrudan güneş ışığından korunmalıdır.
Saksı Harcı: Hacim olarak eşit miktarlarda osmunda lifi, yaprak çürüntüsü ve kaba kumun karışımıyla elde edilir.
Üretim Tekniği: Üretimi ayırma veya tohum ile yapılır. Ayırma ile üretimde, birçok yapraklar oluşturarak ana bitkinin formunu almış köklü yan sürgünler, Nisan ayında keskin bir bıçakla ana bitkiden ayrılırlar. Yavru bitkilerin yara yerlerine herhangi bir çürümeyi önlemek için odun kömürü tozu serpilir. Ayırma yöntemiyle çoğaltma fazla miktarda üretime olanak vermediğinden, çok miktarda bitki istenildiğinde tohum ile üretim zorunludur.
 Bakım Önlemleri:

Saksı Değiştirme:
Her 2-3 yılda bir Nisan ayında yapılır.
Gübreleme: Nisan - Eylül ayları arası 2 haftada bir kez 2 g/l kompoze gübre verilir.
Sulama: Mart'tan Ağustos'a kadar olan büyüme döneminde oda sıcaklığındaki kireçsiz su ile bolca sulanmalı, toprak nemli tutulmalı ve yaprak hunisindesu bulundurulmalıdır. Kışın Ekim'den Şubat'a değin olan dinlenme döneminde verilen su azaltılmalı ve yaprak hunisinde su bulundurulmalıdır.
Hastalık ve Zararlılar: Önemli zararlıları Sümüklü Böcekler ve Kabuklu Bitler'dir. Sümüklü böcekler :Yumuşak ve çıplak vücutlu olup, renkleri esmer, kiremit veya grimsi renkte olabilirler. Süs bitkisinin yaprak ve sürgünlerini kemirerek zararlı olurlar. Mücadelesi, öncelikle sümüklü böcekler toplanıp yok edilmeli veya Metaldehyde etkili hazır zehirli yemlerden birisi akşamüzeri salyangoz ve sümüklü böceklerin geçebileceği yerlere yığınlar halinde konmalıdır.
Kabuklu bitler: koşnil adı da verilmektedir. Vücutları çıplak ya da mumsu bir tabaka ile kaplı olabilmektedir. Oldukça kalın kabuklu veya örtülü olabilir.Renkleri sarımsı, kahverengi, beyaz, gri, donuk kırmızı ve siyah olabilir. İnce uzun hortumuyla bitkinin yaprak ve saplarını sokarak bitki öz suyunu emerek beslenir. Salgıladıkları tatlı madde sayesinde fumajin mantarlarının çoğalmasına neden olur. Yapraklar sararır, kurur ve dökülür. Mücadelesi, Azinphos-methyl 25, W.P.(Su ile karışabilen toz halinde), 10/1 doz 20 g preparat Methidathion 40, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 7.5 cc preparat, Chlorprifos-ethyl 48, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 10 cc preparat, Ethion 48, E.C. (Sıvı görünümünde, genellikle % 20-50 arasında etkili madde içeren), 10/1 dozda 15 cc preparat, şeklinde etkili olan ilaçların uygulaması yapılmalıdır.
 
Kaynak :Genç Ziraat-N.Ural

Agaclar.net İstanbul 6. Bonsai Atölye Çalışması

26.10.09 | 2 Comments

Huntington Library Japanese Garden Bonsai Spring


Sevgili çiçek severler,Bonsai,blogumuzun kategorisinde yer almamaktadır.Ancak,zaman,zaman değerli arkadaşlarımızdan bu konuda istek almaktayız.Biz,sizlere,bu konuda geniş çalışmaları olan Agaçlar Net'i tavsiye edeceğiz.
Bu sitede,Bonsai çalışmaları konusunda,üst düzey bilgiye sahip olabileceğiniz gibi,üye olduğunuzda,bizzat bu konudaki etkinliklere katılabileceksiniz.Ayrıca,bu sitede,foruma girerek,bitkiler,ağaçlar,vb..gibi daha bir çok  konularda da bilgi sahibi olabilirsiniz.

İşte,bu siteyi, ziyaret ederek,üye olursanız.kısa bir süre sonra,aşağıda belittiğimiz yerde ve zamanda  yapılacak, etkinliklere katılma olanağı bulabilirsiniz.
Sevgiyle kalın...


GÜNGÖREN KÜLTÜR MERKEZİ

Tarih : 07.11.2009
Saat : 13.00-16.00
Adres: Merkez Mahallesi Kemaliye Sokak Köyiçi-Güngören
Kısaca, Güngören Kaymakamlığının arkasındaki bina.

Toplantımızın amacı, bonsai yapımı hakkında bilgilendirme ve örnek uygulamalar yapmaktır.
Bonsaiye meraklı üyelerimiz, uygulama yapmak amacıyla fidanlarını getirebilirler.

Çiçek Renklerinin Anlamları




Gül-bahçesi
Sevgili çiçek severler,her ne kadar şahsım,çiçek renklerine bir anlam yüklenmesinden pek hoşlanmasam da,kimi çiçek severlerin,bunları merak ettiklerini bilmekteyim.Bu yüzden blogumuzda ,bu konuya yer vermek istedim.Tabiki ,bu konuda sözü,renk konularının uzmanı Sayın Nilgün Yürük Hanımefendiye bırakmak gerekir diye düşünüyorum.
Kendisine huzurlarınızda,göstermiş olduğu anlayış karşısında,bir kez daha teşekkürleri bir borç biliriz.
 
                 _________________
             

.Çiçekler türleri ve renkleri ile sembolizme konu olmuşlardır. Aslında insanoğlunun doğasındaki o çekingenlik, naiflik sözler ve davranışlar yerine sembollere başvurmamıza yol açar kendimizi ifade etmek için çoğu zaman. Hem doğu hem de batı kültürlerinde. Kısaca göz atalım; çiçekte hangi renk hangi anlamı barındırıyor?

Kırmızı: Tutkunun rengidir.
Mor: Kraliyet rengidir. Derin saygı ve hayranlık ifadesidir. Kişiler asalet unvanı taşımasalar da içimizdeki saygı ve hayranlığın semboü olarak ona mor çiçekler sunarız.
Lavanta: lavnta rengi çiçekler kadınsı güzellik ve zerafetin ifadesidir.
Beyaz: Saflığın sembolüdür. Bazen bir gelin buketinde bazen bir cenaze çelenginde görebildiğimiz beyaz çiçekler en saf ve temiz duygularımız ve saygımızı ifade eder.
Pembe Beyaz: Pembe rengin saygınlığı beyazın safiyetini bütünler. Anneler günü ve benzeri özel günlerde takdim etmek için so derece uygun çiçeklerdir pembe-beyazlar.Bir genç kızla ilişkinin başlangıç aşamalarında verilmesi en uygun renkli çiçeklerdir.
Şeftali rengi : Dostluk şeftali rengi çiçeklerin gerçek manasıdır. Şükran ve şefkat duygularını ifade eder. Şeftali rengi çiçek yalnızca dostluğu ifade etmez; güçlendirme talebini de barındırır.
Kırmızı-Beyaz: Masumiyet ve derin tutkunun birlikte ifadesidir.

 Kaynak:Nilgün YÜRÜK
www.renkmeseleleri.blogspot.com

Sümbülteber çiçeği/Nardos

15.10.09 | 13 Comments | Posted in


Su nombre científico es Polianthes Tuberosa.
Pertenece a la familia de las Amaryllidaceae.
Es originaria de Méjico y muy común en todo CentroAmérica.
Puede llegar a alcanzar una altura de 1 m..
El suelo debe ser rico en materia orgánica,con una mezcla de arena y arcilla y con un buen drenaje.
Su ubicación perfecta es a pleno sol.
El riego debe ser moderado, pero durante la floración y el verano, será más abundante.
Las hojas son alargadas y delgadas, ubicadas en la base de la planta y de un color verde brillante.
La multiplicación es por división de los tubérculos a finales de otoño, que guarderemos en un sitio fresco y seco hasta principios de la primavera en que procederemos a su plantación.
Los tubérculos jóvenes tardan más o menos, tres años en florecer.
Las flores están dispuestas en espigas y surgen entre finales del verano y principios del otoño; son de color blanco; cuando deseemos cortarlas, lo haremos siempre por la mañana y por encima de las hojas.
Las plagas que le pueden atacar son: el pulgón,la araña roja y la mosca blanca; para combatirlas,asesorados por un profesional,usaremos los productos adecuados.
Tienen un perfume muy intenso.
En general se usa como ornamento, aunque también es utilizada en cosmética para la elaboración de aceites y perfumes.
Su significado es pretencioso : quiero una cita.
_______________________________________________
Bir süredir,rahatsılzığı dolayısıyla,yazılarına ara veren blog yazarımız Julieta RODRİGUEZ,yeniden aramıza katıldı.Kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Julieta,bu defa çok güzel bir kokuya sahip olan bir bitkiyi konu etmiş.Sümbülteber:Bilimsel adı,Polianthes Tuberosa'dır. Amaryllidaceae ailesindendir.Anavatanı Orta Amerika olarak bilinmektedir.Ortak adları arasında,Nardos,Nardo,Vara de San Jose sayılabilir.Ülkemizde daha çok Sümbülteber yada Talya çiçeği olarak adlandırılmaktadır.Beyaz renkli veya pembe renkli, harika kokulu çok güzel bir bitkidir.Doğada serbest olarak bulunmaktadır.Bunun dışında,çiçek üreticileri ,seralarda,satışa sunmak üzere,kesme çiçek olarak üretmektedirler.Benim bildiğim kadar,ülkemizde doğada serbest olarak bulunan bu bitkinin toplanması ve yurt dışına çıkarılması yasaktı.Bitkiden,çok güzel kokulu uçucu bir yağ elde edilmektedir.Bu yüzden,parfüm sanayiinde kullanılmaktadır.Soğanlı bitkilerdendir.İlkbahar ile Sonbahar arasında çiçeklenme görülür.Kumlu ve drenajı iyi yapılmış toprakta çok verimli olabilir.Güneşli yerleri sever.Orta nemden hoşlanır.Ancak,yazın çok sıcak havalarda bol nem isteği olabilir.Üretimi yavru soğanlar ile olur.Nisan ayında 30 cm.aralıkla dikimi yapılır.Bahçelerimizde,süsleme amacı ile kullanılabilir.Çiçekciler ise,buket ve sepet yapımında kullanmaktadırlar.Zararlıları arasında,kırmızı örümcekler,yeşil kabuklu zararlılar ve küf sayılabilir.Bunlarla mücadele için,Çiçek Hastalıkları bölümümüzden istifade edebilirsiniz.
Hep sevgiyle kalın...
_______________________________________
Sevgili çiçek severler,değerli dostlar.Yine,bu konuyu işledikten hemen sonra,çok değerli arkadaşım Nilgün Hanımefendi,harika bir şiir daha yollamış.Kendisine, teşekkür ediyorum.Turgut Uyar'a ait olan bu şiiri,tekrar yayınlıyorum.Sevgi ve saygılarımla...

-KIRLARDAN GELİYORLAR-

kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber
elbette kırlardan kırlardan gelecekler
başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri
söyleyin nasıl dayanılır dükkânlara depolara
bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer

sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
-o sayının da bir adı vardı unuttum-
her şey öyle saydam öyle madensel
kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber

eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
artık bu yokları var etmeyi usladık
ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden
hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber

hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber

ey güzelim sümbül ve teber ey canım
gördüğüm sanki o değildi
sanki kuşlar albümünden bir maden

Turgut Uyar

Sonbaharı yaşarken

9.10.09 | 14 Comments

Eylül intibaları / September's impressions - E...Image by Ԑyiruh via Flickr
Sonbahar geldi.İçimi bir hüzün kapladı.Bütün yaz boyunca,cıvıl,cıvıl renk,renk açan çiçeklerim, sararmaya,dökülmeye yüz tuttular.Özenle baktığım,üstüne titrediğim,bütün bahar ve yaz ayları boyunca içime ferahlık veren çiçeklerimi,bitkilerimi, bu şekilde görmek içimi acıtıyor doğrusu.Ancak ne yaparsınız,doğa'nın gelişimi böyle.Aslında onların dinlenme ayları.Öyle değil mi?Bütün yaz bize,ne güzel duygular yaşattılar.Şimdi dinlenmek onlarında hakkı.Onları kapalı balkonumda ılık bir ortamda,dinlenmeleri sağlayarak,yeni sezona hazırlayacağım.İnşallah bahar ile birlikte budamalarını yapacak ve tekrar çoşmalarına yardımcı olacağım.Tabii,sezonluk bitki ve çiçeklerimizi de,bahar ayları içersinde yeniden tazeliyecek ve bu güzel sevgiyi yaşatmaya gayret edeceğim.Çiçek sevenlerin de aynı duygular içersinde olduğunu biliyorum.Şİmdi önümüz kış,bu aylarda siklamenler ve sümbüller ile balkonda bu sevgiyi yaşamaya devam edebiliriz.Aslında,şahsen ben; bu sene de epeyce edindim.Bütün çiçek severlere sevgi saygılar...
EMİN KARTAL
Değerli çiçek severler,sevgili dostlar,
"Sonbaharı yaşarken" adlı, yazımı okuduktan sonra,konu ile ilgili,değerli yorumlarını bırakan,"Bloxoo"dan arkadaşım,"Renk Meseleri"adlı blogun sahibi,Sayın Nilgün Hanımefendi'nin,benimle paylaştığı ve Sayın Mehmet Çetin'e ait olduğunu söylediği bir şiir,o kadar hoşuma gitti ki,yorum kısmında,öylece kalmasına gönlüm razı olmadı doğrusu.Bu güzel şiiri bir kez daha yayınlarken,çok değer verdiğim,arkadaşıma,huzurlarınızda, teşekkür ederim.

Hazan vurgunu zamanlardayım yine,
Yüreğim kan ağlıyor alabildiğine,
Bak şu eylülün bana ettiğine,
Kuru gülleri toplamış gidiyor eteğine,

Çekilmiş sahile yaz yorgunu sandallar,
Dökülmüş yaprakları üryan dallar,
Yalnızlığıma göz kırpıyor sokak lambaları,
Düşerken dudaklarıma hüzün damlaları.

Bak şu eylülün bana ettiğine
Kuru gülleri toplamış gidiyor eteğine…

Mehmet ÇETİN